
Piril Cennet
Feb 18, 2026
Pedofili suçlusu Epstein'e dair karanlık sırlar gün geçtikçe ortaya çıkmaya devam ederken mağdurlardan Rina Oh, istismar ağının perde arkasını, Epstein'in sır gibi sakladığı planını ve Topkapı Sarayı takıntısını ilk kez Milliyet.com.tr'den Pırıl Cennet'e anlattı. İşte detaylar...
PIRIL CENNET / MİLLİYET. COM.TR ABD’de geçen ay yayımlanan milyonlarca Adalet Bakanlığı belgesi arasından çıkan e-postalar, pedofili suçlusu Jeffrey Epstein’in karanlık sırlarını tek tek açığa çıkarırken Epstein mağduru Rina Oh, istismar ağının perde arkasını ve bilinmeyenleri Türk basınından ilk kez Milliyet.com.tr’den Pırıl Cennet'e anlattı. Epstein’in tüyler ürperten planından tüm detaylarıyla bahseden Oh, Epstein’in kendisini bu ağa nasıl çektiğini şu sözlerle ifade etti:
‘SANAT KOLEKSİYONERLİĞİ YAPTIĞINI DUYDUM’
“Jeffrey Epstein ile, eski model ve oyuncu olan en yakın arkadaşlarımdan biri olan Lisa Phillips aracılığıyla tanıştım. Kendisi bugün hayatta kalan mağdurlar için oldukça açık sözlü bir savunucudur. Lisa ve ben haftada birkaç kez görüşürdük ve 1990’ların sonlarından 2000’lere kadar uzun yıllar boyunca bir arkadaş çevresinin parçasıydık. Sanat koleksiyonerliği yaptığına dair bir şeyler duyduktan sonra, bir gün Epstein ile görüşmeyi kabul ettim.”
BURS VAADİYLE KANDIRDI
Epstein’in kendisini sanat okulundan lisans diploması almak için burs vaadiyle kandırdığını anlatan Oh “O dönemde kendisini birçok genç öğrenciyi üniversiteye gönderen, onların öğrenim ücretlerinin tamamını ödeyen bir hayırsever olarak tanıttı ve bana da bunu teklif etti. Jeffrey hem erkek hem de kız birçok öğrenciden bahsetti; çoğuyla çoğu zaman yüz yüze hiç görüşmediğini ve bu öğrencilerden teşekkür mektupları aldığını söyledi. Benim durumumda ise şunu ifade etti: Onu bir daha asla görmek zorunda değildim ve burs ‘hiçbir koşula bağlı değildi’. Ancak durum böyle çıkmadı ve o bursun arkasına birçok koşul ekledi. Taleplerine uymayı reddettiğimde bursu derhal geri çekti ve okula gitmememden beni sorumlu tuttu. Benden beklediği şeyler, benim içinde olmak istediğim şeyler değildi. Az çok beklentilerini tahmin edebiliyorsunuzdur” dedi.

‘ÇOCUKLUK DÖNEMİMDE DE İSTİSMAR EDİLMİŞTİM’
Epstein’in kendisini birçok kez evine davet ettiğini söyleyen Oh “Ne istediğini öğrenmek için merakla gittim. O dönemde çok savunmasızdım. Uzun süreli bir ilişkiden yeni çıkmıştım ve Jeffrey benim için bir dikkat dağıtıcıydı. Erken çocukluk dönemimde, 5 ya da 6 yaşındayken bir yetişkin tarafından istismar edilmiştim. Epstein ile tanıştığımda zaten derinden zarar görmüş, kırılmış biriydim ve uyarı işaretlerini göremedim. Çocukluğumun bu kadar erken döneminde ihlal edilmiş olmam nedeniyle doğam gereği sessiz kalmıştım ve o erken çocukluk deneyimi için her zaman kendimi suçladım. O deneyimi tamamen bastırdım ve ancak Jeffrey’nin etki alanından çıktıktan sonra çocukken yaşadığım o önceki istismarla yüzleşmeye başladım; yıllarca yoğun terapi almak zorunda kaldım. Jeffrey, zaten benim gibi derin şekilde travmatize olmuş ve kaybolmuş birine daha fazla travma ekledi” diye konuştu.
‘KENDİSİNDEN ‘SULTAN’ DİYE BAHSEDİYORDU’
Epstein’in kendisine iki kitap hediye ettiğini ifade eden Oh, “Onunla tanışıp evinde buluşmamdan kısa bir süre sonra, bana incelemem için iki kitap verdi. Kitaplar yabancı bir dilde yazılmıştı. Bana planlarından bahsetti. Bir haremin parçası olacağımı ve onun ‘gözdesi’ konumunda bulunacağımı söyledi. Kendisinin benim 'akıl hocam' olacağını ifade etti ancak yaklaşık iki yıl süren konuşmalarımız boyunca kendisinden sürekli üçüncü tekil şahıs olarak, ‘Sultan’ diye söz ediyordu. Bu durum oldukça kafa karıştırıcıydı ama aslında kendisinden bahsettiğini biliyordum” dedi.
‘HAREM PLANI’ VARDI
Rina, Epstein’in sıklıkla kendisine dile getirdiği bir “Harem Planı” olduğunu söyleyerek “Sultan, harem ve saray gibi kavramlardan bahsediyordu. Dünyayı bu çerçevede görmem için beni tamamen bu düşünce sistemine inandırmaya çalıştı. Bu fikir hoşuma gitmiyordu; ben ise sadece onun ayrıntılı ve uzun planlarını dinliyordum. Bunu, aramızda geçen entelektüel ve kültürel bir sohbet konusu sanıyordum. Bu kadar ciddi olduğunu düşünmemiştim. Daha sonra ne kadar ciddi olduğunu bana gösterdi" diye konuştu.
‘TOPKAPI SARAYI’NA TAKINTILIYDI’
Epstein'in Türkiye’den sık sık söz ettiğinin altını çizen Rina "Osmanlı İmparatorluğu’na takıntılıydı ve sürekli bundan bahsediyordu. Benden Osmanlı İmparatorluğu haremiyle ilgili tüm tabloları, mimari yapıları, sarayları ve haremdeki kadınlar tarafından yazılmış anlatıları incelememi istedi. Son dönemde harem hakkında başka kitaplar da okudum; ancak hiçbiri bana okumam için verdiği o iki kitaptaki bazı ayrıntılara değinmiyor. Topkapı Sarayı’na takıntılıydı ve mimarisini, kültürünü ve tarihini ayrıntılı biçimde incelememi istiyordu” ifadelerini kullandı.
Epstein’in kendisinden en başından beri çocuk sahibi olmak istediğini dile getiren Rina “Bana hayatımın geri kalanında bir ev, çalışanlar, para ve ihtiyacım olan her şeyle ilgilenileceğini söyledi. Harem içinde sistemin böyle işlediğini anlatıyordu. Beni, Sultan’ın birçok eşinden biri olmam ve çocuk doğurmam için adım adım yönlendirdi. Jeffrey kendisini çok eşli bir erkek olarak tanıtıyor ve birden fazla kadınla evlenmek istediğini söylüyordu. Aynı zamanda güçlü bağlantıları olan, muazzam servete ve güce sahip biri olarak bir profil çiziyordu. Hiçbir zaman onun eşi olmak istemedim. Ne açıkça kabul ettim ne de reddettim; sanırım sonunda bir bebek sahibi olacağımı varsayıyordu. Lisedeyken melek figürleri, çocuklu anneler heykelleri yapardım; Jeffrey bu sanat çalışmalarımı gördüğünde, sanırım beni bir bebek sahibi olmaya ikna etme fikrine hemen yöneldi” dedi.
EPSTEIN’İN DOLABINDA DİKKAT ÇEKEN DETAY
Öte yandan Epstein’in kendisini süitine götürdüğünü söyleyen Rina “Bana dolabını gösterdi. ve dışarıdan nasıl ‘bakılmak’ istediğini anlattı. Obsesif kompulsif bir takıntısı vardı. Dolabı çok dikkatimi çekmişti. Günlük giydiği her şeyden birden fazla bulunuyordu. Aynı ayakkabılar, aynı pantolonlar, aynı kazaklar. Çok ürkütücüydü” ifadelerini kullandı.
‘ÇOCUKLARLA YASA DIŞI İLİŞKİYE GİRDİKLERİNİ SÖYLEDİLER’
Florida’da Epstein ile eski kız arkadaşı ve suç ortağı Ghislaine Maxwell ile geçirdiği dönemin kendisi için gerçek bir kırılma noktası olduğunu belirten Rina “Yurtdışına küçük çocuklarla yasa dışı ilişkilere girmek için seyahat ettiklerini söylediklerinde dehşete düştüm. Bu duyduklarımı o sırada soyadı Roberts olan Virginia Giuffre’ye anlattım; o da gidip bunu Jeffrey’ye bildirdi. Onun görevi diğer kızları, özellikle de Harem’deki ‘gözdeleri’ saf dışı bırakmaktı. Ghislaine için çalışıyordu. Virginia’nın beni ispiyonlamasının ardından Jeffrey ertesi gün bunu yüzüme vurdu. Bana bağırdı ve beni tehdit etti. O sırada orada bulunan başka bir kız da bana, ‘Başka erkeklerle birlikte olmalısın. Her şey için Jeffrey’ye bu kadar bağımlı olma’ gibi şeyler söyledi” diye konuştu.

